10/9/2007 - Ramazan Geldi hoşgeldi...
Bizi, bu mübarek günlere yetiştiren Allah'a binlerce hamd-u senalar olsun. Yeniden ve bir daha birlikte, ailece Ramazan'ı ihya etmek üzere Rabbimizin huzuruna çıkmaktayız.Aslında her günümüz, her anımız imtihan. Her an Rabbimize kul olmak, kulluk vazifelerimizi yerine getirmek gibi bir mecburiyetimiz var ancak, Ramazan ayında bu fikir, adeta tüm benliğimizi sarmakta, yepyeni heyecanlarla, daha bir şevkle oruç ibadetine niyetlenmekteyiz. Vücudun zekâtı olarak görebileceğimiz oruç, ruh ve beden sağlığı olan herkese farz olduğuna göre, demek ki, ruh ve bedenimizi sağlıkla bize veren Rabbimize şükranlarımızı ifade edebilme zamanıdır Ramazan. Zengin olan zekât vermekle mükellef ise, sağlıklı ve akıllı olanın da zekâtı oruç olmalıdır.Bütün bir yıl çalışan vücut fabrikamız ve organizmamız, dinlenmeye ihtiyaç duyar. oruç bu dinlenmenin zamanıdır da.Diğer zamanlarda açlığa, susuzluğa, hatta sigarasızlığa dayanamayan insan, bir bakıyorsunuz oruç tuttuğunda hiç de öyle dayanıksız değil. Bu tür yasaklara dayanamayan sinir sistemi bu kez ses çıkaramıyor. Bundan da şunu anlıyoruz ki, bizim bildiğimiz sinir sisteminden başka öyle bir sistem var ki beynimizde, vücudumuza da, organlarımıza da, aklımıza ve duygularımıza da hükmü geçiyor. Bizi Yaratan öyle mükemmel şekilde programlamış ki, bu hayretengiz açıklamaları inşallah Ramazan ilâvemizin köşelerinde, bilhassa tıp ve İslâm bağlantılı yazılarda bulacaksınız. Doğrusu şaşmamak elde değil.Ramazan geldi hoş geldi. Hem de baş göz üstüne geldi... Özellikle çocuklarımda birazcık burukluk var gibi hissediyorum, çünkü bu yıl ilk kez başka bir şehirde Ramazan ayını idrak edecekler. Alışkanlıklarına düşkünlükleriyle bilinen çocuklarımızın umarım bu yıl da diğerleri gibi özel bir Ramazan geçirmeleri mümkün olur. Bizim çocuklar da diğerleri gibi alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı olmaları nedeniyle bir takım meraklı sorular sormaya başladılar bile.Yer ve zamanın ne önemi var diye sormayın. Biz büyükler için bunun o kadar önemi olmasa bile, çocuklar için bence çok önemli... Hafızalarınızı yoklayın... Hatırladığınız Ramazanların tadını belki unutmamış, hâlâ o günlerdeki sıcacık pidelerin, sahur sofralarının ya da dâvet edildiğiniz dost sofralarının tadıyla tatlanmaktasınız.Netice itibarıyla, çoluk çocuk inşallah güzel bir Ramazan ayı geçirir, kulluk vazifelerimize hız verir, mânevî kazanç mevsimi olan Ramazan'ın bereketinden, rahmetinden yararlanmayı biliriz.Dünyanın bin türlü buhranlar geçirdiği, insanlar arası sıkıntılı ve çirkin ilişkilerin yaşandığı, kan, şiddet, zulüm ve haksızlıkların yapıldığı günleri yaşıyoruz maalesef. Oysa bu dünya kimseye baki değil ki, lüzumsuz hevesler peşinde koşalım, birkaç günlük zaman için başkalarının hukukuna tecavüz edelim.O halde, Allah'a inanan, O'na inandığı için O'nu istediği gibi yaşamak zorunda olanlara çok görev düşüyor...İnsanlık onuruna yakışır tarzda yaşamanın, insanca kabre doğru yol almanın, hayvandan farklı olmamızın takdiri içinde olmanın yollarını sergilememiz gerekiyor.Benlik, gurur ve egolarımızı tatmin için günahlara bulanmayacak örnek insanlar lâzım bu dünyaya... Fıtrat kanunlarına aykırı yaşayanların sonu muhakkak ki, pişmanlık ve zarardır.Oysa biz ebedî saadeti istiyoruz... Biz Rabbimizin rızasına talibiz. Meğer ki, O'ndan uzaklaşmayalım. O'nun istediği tarzda yaşayalım.Allah'ın merhametine nail olabilmemiz için, bırakın başkalarını, önce biz kendi kendimize, çocuklarımıza merhamet edelim... Kendine merhamet eden, inanıyorum ki, o duygusunun içerisine başkalarını da katacaktır.Ramazanınız mübarek olsun.Ramazanımız hepimiz için hayırlara vesile olsun. Bu ayın hürmetine birbirimize duâlarımız eksik olmasın.
Hülya Yakut Üstündağ 29 Kasım 2000,Yeni Asya
|